1 Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, Günahkârların yolunda durmaz, Alaycıların arasında oturmaz.
2 Ancak zevkini RAB'bin Yasası'ndan alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.
3 Böylesi akarsu kıyılarına dikilmiş ağaca benzer, Meyvesini mevsiminde verir, Yaprağı hiç solmaz. Yaptığı her işi başarır.
4 Kötüler böyle değil, Rüzgarın savurduğu saman çöpüne benzerler.
5 Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.
6 Çünkü RAB doğruların yolunu gözetir, Kötülerin yolu ise ölüme götürür.
+ Yorum Ekle
📖 Mezmurlar Kitabına Giriş

Kitabın Yazarı Kimdir? Mezmurların neredeyse yarısı Davut tarafından yazılmıştır. Asaf'ın ve Korahoğulları'nında bir çok mezmuru bulunmaktadır. Geri kalan mezmurlar farklı yazarlara aittir.

Nereden Yazıldı?

Kime Yazıldı?

Yazım Amacı Nedir? Mezmurların yazılma amaçları oldukça geniştir. Övgü ve tapınma ilahileri, ağıtlar; yardım, korunma ve kurtuluş için edilen dualar; bağışlanmak için yalvarışlar; Tanrı'nın kutsamasına karşı şükran ilahileri; düşmanın cezalandırılması için dilekler. Mezmurların bazıları kişilerin derin duygularını yansıtırken, bazıları da Tanrı halkının duygu ve ihtiyaçlarını açıklar.

Anahtar Fikir Nedir?

Kitabın Ana Hatları


Mezmurlar 1:1–6

Mezmur 1, tüm Mezmurlar kitabının giriş kapısı gibidir. Tanrı'nın huzurunda insan iki tür insan tutumunu gösterir. Onun ardı sıra giden kişinin, Tanrı'nın yasasını tutması gerektiğini hatırlatır.

Bir seferinde Eski Antlaşma profesörüm Dr. Barker, Mezmur 1 ve 2’yi Yunan tapınaklarının girişindeki sütunlara benzetmişti. Gerçekten de bu iki mezmur, tüm Mezmurlar kitabına girerken okuyucuyu karşılayan iki sütun gibidir: biri doğru yaşamın yolunu, diğeri ise Mesih’in egemenliğini ilan eder. Bu nedenle Mezmur 1 yalnızca ahlaki bir öğüt değil, Tanrı’nın halkını yaşam yoluna çağıran temel bir bildiridir.

1:1 | Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, Günahkârların yolunda durmaz, Alaycıların arasında oturmaz.

  1. Ne mutlu. Bu ifade yüzeysel bir mutluluğu değil, Tanrı’nın bereketiyle dolu, sağlam ve tatmin olmuş yaşamı anlatır (Mat. 5:3).
  2. yürümez... durmaz... oturmaz... Günah çoğu zaman bir düşünceyle başlar. Sonra düşünce davranışa dönüşür ve kişi yalnızca duyan değil, katılan olur. Sonunda günah aidiyete dönüşür; insan önce yürür, sonra durur, sonunda oturur. Günah böyledir: önce yaklaşır, sonra yerleşir, sonunda kök salar. Artık o en son konumumuzda yaşamaya başlarız.
  3. Buradan öğrenilebilecek en önemli ders, günahın geliştiğidir. Bir kötü davranış diğerine yönlendirir. Öncelikle kötülerin öğüdünü alan kişi, kısa bir süre sonra günahkarlarla zaman geçirmeye başlar, kendini günaha veren kişi kendisini tamamıyla Tanrı’dan ayırır. —Clarke
  4. Şüphesiz ki kötülükle kurulan bu yakınlık, insanı adım adım Tanrı’dan uzaklaştırır; bu yüzden doğru kişi bu süreci baştan reddeder.

1:2 | Ancak zevkini RAB'bin Yasası'ndan alır ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.

  1. Zevkini RAB’bin Yasası’ndan alır. Doğru kişi yalnızca kötülükten uzak durmaz; yüreğini Tanrı’nın Sözü’ne bağlar. Bu yasacılık değil, lütufla kurtulmuş bir yüreğin Tanrı’nın isteğine duyduğu sevgidir. Yasa onun için bir yük değil, sevinçtir. İtaat zorunluluktan değil, sevgiden doğar.
  2. Gece gündüz... Derin derin düşünür. Bu ara sıra yapılan bir şey değildir, süreklilik taşır. pasaj yüzeysel bir okumayı değilde, Sözü değerlendirmeyi, sindirmeyi, yüreğe yerleştirmeyi açıklar. (Mez. 119:16; Yeşu 1:8).
  3. Dalimore'un iki ciltlik George Whitefield kitabında Whitefield'ın ruhsal yaşamı hakkında şunları yazar. Sabahın beşinde…. dizlerinin üzerine çökerdi, önünde İngilizce ve Grekçe Kutsal Kitap'ı ve ek olarak da Henry’nin Yorum kitapları… Öncelikle İngilizce Kutsal kitabından bir kısım okurdu, ardından daha derinlemesine anlayabilmek için Grekçesini çalışırdı ve sonunda da Matthew Henry’nin açıklamalarına göz atardı. Ardından diğer insanlardan farklı olarak, okuduğu ayetlerdeki “her cümle ve her kelime” için dua ederdi. Hem İngilizcesini okurken hem de Grekçesini… Öyle ki pasajın ana mesajı tam anlamıyla Ruhunun bir parçası olana dek…” — Dalimore

1:3 | Böylesi akarsu kıyılarına dikilmiş ağaca benzer, Meyvesini mevsiminde verir, Yaprağı hiç solmaz. Yaptığı her işi başarır.

  1. Akarsu kıyılarına dikilmiş ağaç gibi. Doğru kişi tesadüfen büyümez; kendisini Tanrı tarafından yaşam veren kaynağın yanına yerleştirilmiştir. Gücünün kendinden değil, Tanrı'dan geldiğini bilir.
  2. Meyvesini mevsiminde verir. Ruhsal olarak verimlidir.
  3. Yaptığı her işi başarır. Bu, her işin sorunsuz olacağı anlamına gelmez, ancak böyle bir kişinin Tanrı’nın isteğiyle uyumlu yürüdüğü için emeği boşa gitmez.
  4. Böylesi bozkırdaki çalı gibidir, İyilik geldiği zaman görmeyecek; Kurak çöle, Kimsenin yaşamadığı tuzlaya yerleşecek. "Ne mutlu RAB'be güvenen insana, Güveni yalnız RAB olana! 8 Böylesi su kıyılarına dikilmiş ağaca benzer, Köklerini akarsulara salar. Sıcak gelince korkmaz, Yaprakları hep yeşildir. Kuraklık yılında kaygılanmaz, Meyve vermekten geri durmaz." (Yeremya 17:6–8)

1:4 | Kötüler böyle değil, Rüzgarın savurduğu saman çöpüne benzerler.

  1. Kötüler böyle değil. Burada 3. ayete karşı bir kontrast görülür. Doğru kişi kök salmış ağaç gibiyken, kötü kişinin yaşamı köksüz ve dayanıksızdır. Tanrı’dan ayrı yaşamın ağırlığı yoktur.
  2. Saman çöpü. Hasatta buğday dövülüp havaya atıldığında, ağır olan tane yere düşer; değersiz saman ise rüzgârla uçup gider. Bu benzetme kötünün geçiciliğini ve değersizliğini açığa vurur.

1:5 | Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.

  1. Yargılanınca aklanamaz. Nihai yargı kaçınılmazdır ve kötü kişi kendi gücü ile Tanrı’nın önünde haklı çıkamaz. (Rom. 3:20).
  2. Doğrular topluluğunda yer bulamaz. Günahta yaşamaya karar veren kişi Tanrı'nın halkının bir parçası olamaz. (Mez. 5:5).

1:6 | Çünkü RAB doğruların yolunu gözetir, Kötülerin yolu ise ölüme götürür.

  1. RAB doğruların yolunu gözetir. O kişinin göksel güvencesi kendisinde değil, Tanrı’nın sadakatindedir.
  2. Kötülerin yolu ise ölüme götürür. Kötünün yolu bir süre açık görünse de sonu yıkımdır. Tanrı’dan uzak başlayan yol, sonunda Tanrı’dan ayrılıkla biter. Bu yalnızca zor bir son değil, bütünüyle kayboluştur. (Mez. 37:18).

Son Sözler

  1. Mezmur 1 bizi kendi doğruluğumuza değil, doğruluğun kaynağına yönlendirir. Kurtuluş iyi yaşamla değil, Tanrı’nın sağladığı lütufla gelir.