Pavlus, mektubunun ilk ayetlerinde Kolose'deki kilisenin imanını ve sevgisini över (1:3–8) ve onların Tanrı’yı daha derin tanıması için dua eder (1:9–10). Dua, ruhsal bilgelik, kutsal yaşam ve sabrı vurgular. Kurtuluş ise karanlıktan kurtarılıp Mesih’in egemenliğine aktarılmak olarak tanımlanır (1:13–14). Pavlus mektuplarına bu tarz girişleriyle bilinir. (Ef. 1:15–23; Fil. 1:9–11)

1:1-2 | Tanrı'nın isteğiyle Mesih İsa'nın elçisi atanan ben Pavlus ve kardeşimiz Timoteos'tan, Kolose'de bulunan, Mesih'e ait kutsal ve sadık kardeşlere selam! Babamız Tanrı'dan sizlere lütuf ve esenlik olsun.
Pavlus. Mektubun yazarı Pavlus, kendisini Mesih İsa’nın elçisi olarak tanıtır. Bu onun açık bir şekilde 12 elçi ile aynı yetkiye sahip olduğunu işaret etmektedir. Bu bir varsayım değildir, Tanrı’nın isteğiyle deniliyor olması, durumun Tanrı tarafından planlandığını işaret eder.
Timoteos. Pavlus’un genç öğrencisi ve hizmet ortağıdır.
Kolose şehri muhtemelen Pavlus’un yazdığı en küçük ve en önemsiz şehirdir. — Guzik
1:3 | Sizler için dua ederken Tanrı'ya, Rabbimiz İsa Mesih'in Babası'na her zaman şükrediyoruz.
İlk ayetlerde kendisini tanıtan Pavlus’un, Kolose’deki kardeşler hakkında işittiği bilgilerden çok memnun olduğunu görüyoruz. Hatta öyleki, bu durum Pavlus’un sadece Kolose’deki imanlılar için dua etmesine değil, kilisenin durumu için şükretmesine de neden oluyor. Şükran, Tanrı ile ilişkimizde belkide en fazla atladığımız konuların başında gelir. Çoğu zaman ihtiyaçlarımız için Tanrı’ya gideriz ancak şükretmek pekte aklımıza gelmez. Pavlus bu kilisedeki kardeşlerle tanışmamış olmasına rağmen, Kolose'deki Hıristiyanlar onun dua ve şükran listesindeydi. Pavlus bu kardeşler için düzenli bir şekilde Tanrı’nın huzuruna çıkıyor olmaktan büyük bir sevinç duyuyordu.
Pavlus, dönemin adetine uygun olarak onlar hakkında aldığı iyi haberler nedeniyle Kolose’deki Hristiyanlar’a yazdığı mektuba şükran sözleriyle başlıyor. Bu giriş sözlerinde resmiyet ya da samimiyetsizlik yoktur, zira şükran sunmak her zaman Pavlus’un bir özelliğiydi ve imanlıların da böyle yapmasını beklerdi. —Lucas
1:4 | Çünkü Mesih İsa’ya iman ettiğinizi ve bütün kutsalları sevdiğinizi duyduk.
Pavlus, kardeşlik sevgisinin önemini Efesliler’e yazdığı mektupta da vurgulamıştır (Efesliler 1:15-16) ve aynı şekilde onlar için de şükrettiğini belirtmiştir. Pavlus, böylesi teşvik edici haberler aldıkça Rab’be şükretmektedir. Müjde’yi Kolose’ye getiren Epafras, şimdide Pavlus’a güzel haberlerle dönmüştür (Koloseliler 1:7).
1:5-6 | İmanınız ve sevginiz göklerde sizin için saklı bulunan umuttan kaynaklanıyor. Bu umudun haberini gerçeğin bildirisinden, size daha önce ulaşan Müjde’den aldınız. Müjde, onu işittiğiniz ve Tanrı’nın lütfunu gerçekten anladığınız günden beri aranızda olduğu gibi, bütün dünyada da meyve vermekte, yayılmaktadır.
Pavlus’un sıkça kullandığı iman, umut (ümit) ve sevgi teması burada da görülür (Romalılar 5:1-5, 1.Korintliler 13:13, 1.Selanikliler 1:3). Bu kelimelerin Pavlus için sadece teolojik fikirler olduğunu söylemek yanlış olur; özellikle bir Hıristiyan olarak, düşüncelerini şekillendiren bir tarafı var gibi görünmektedir. Öyle ki bu düşünce, Pavlus yaşamını değiştiren müjde gerçeğinde temellenmektedir. Pavlus, iman, umut ve sevgi temasının yerlerini zaman zaman değiştirerek kullanmıştır. Bu konu ile ilgili Hendriksen şöyle söyler:
İnanmak, umut etmek ve sevmek gibi Hristiyan zihinsel ve ahlaki tutumları ve faaliyetleri her zaman birbirlerine tepki verirler. Genel olarak, birinden ne kadar çok varsa diğerinden de o kadar çok olacaktır. Bu durum umut için de geçerlidir. Umut, iman ve sevgi üzerinde güçlü ve faydalı bir etki yaratır. Hıristiyan umudu sadece bir dilek değildir. Tanrı'nın vaatlerinin gerçekleşmesi için hararetli bir özlem, emin bir beklenti ve sabırlı bir bekleyiştir; bu vaatlerin gerçekleşeceğine dair Mesih merkezli (bkz. Koloseliler 1:27) tam bir güvencedir. Bu, yaşayan ve kutsallaştıran bir güçtür (1.Petrus 1:3; 1.Yuhanna 3:3). —Hendriksen
Pavlus, Kolose Kilisesi’nin imanı ve sevgisinin, Tanrı’nın kurtuluş vaatlerine dayanan umuttan kaynaklandığını belirtir. Her ne kadar umut ettiğimiz şeyi göremesek de büyük bir güvenle bekleriz, çünkü mirasımızın Tanrı’da olduğundan eminiz.
Bu umudun haberini gerçeğin bildirisinden, size daha önce ulaşan Müjde’den aldınız. Kolose Kilisesi’de bu müjdeyi işitmiş ve tam bir kararlılıkla Mesih’e güvenmişlerdir. Şüphesiz bu Tanrı’nın lütfu ile gerçekleşmiştir. Müjde, gerçeğin bildirisidir.
Meyve vermekte, yayılmakta. Müjde sadece Kolose’de yayılmamıştır. Ancak dünyanın dört bir yanında da yayılmakta, bir çok canlar umutlarının Mesih’ten başka bir yerde olmayacağının farkına varmışlardır. Bu Kolose Kilisesi için teşvik edici bir haberdir.
1:7-8 | Müjde’yi bizim adımıza Mesih’in güvenilir hizmetkârı olan sevgili emektaşımız Epafras’tan öğrendiniz. Ruh’tan kaynaklanan sevginizi de bize o bildirdi.
Tanrı’nın müjdesinin işleyişi inanılmazdır.
- Pavlus, Epafras’a müjdeyi açıkladı.
- - - Epafras iman etti ve yaşamı değişti.
- - - - - Epafras müjdeyi Kolose’deki insanlara açıkladı.
- - - - - - - Kolose’deki insanlar iman ettiler ve yaşamları değişti.
- - - - - Epafras, Pavlus’un yanına gitti ve Kolose’deki kardeşlerin imanını ve sevgilerini anlattı.
- - - Pavlus’un yüreği sevinçle dolarak şükretti.
Müjde ile gelen umut, umuttan kaynaklanan iman ve sevgiyi çevrelerindekilere göstermelerine neden oldu. Bu yüzden müjdenin güçlü bir şekilde meyve vermesi şaşırtıcı değildir. İşte bu nedenle müjde, heyecan verici bir haberden ötedir.
Pavlus’un sevgili emektaşımız diye tanıttığı Epafras, Kolose Kilisesi ve Pavlus arasında harika bir köprü oluşturmuştur. Müjde şüphesizki Epafras’ın getirdiği Tanrı Sözü ile Kolose’ye ulaşmıştır. Kolose’deki kardeşlerin sevgi dolu birlikleri ile ilgili müjde ise, Epafras aracılığıyla bu sefer Pavlus’a geri gelmiştir.
Pavlus, müjdeyi paylaştığı Epafras’ın imanda olgunlaşıp başka bir şehre bu müjdeyi götürdüğüne tanıklık etmiştir. Bu gerçekten çok sevinç vericidir. Şimdi ise orada kurulan kilisenin olgunlaştığına dair haberler almaktadır. İşte bu, Pavlus’un neden büyük bir şükranla Tanrı’nın önünde olduğunu anlamamızı sağlar.
Şüphesizki ilahi bir berekettir bu. Müjde’yi duyurmak adına tüm yüreğini ve canını veren Pavlus için, Tanrı’nın lütuflarından biridir.
1:9 | Bunu işittiğimiz günden beri biz de sizler için dua etmekten, tam bir bilgelik ve ruhsal anlayışla Tanrı'nın isteğini bütünüyle bilmenizi dilemekten geri kalmadık.
Dua. Pavlus'un mektupları, onun ne denli güçlü bir dua adamı olduğunu gözler önüne serer. Dualarında, Koloseliler'in içinde bulunduğu hassas durumun bilincinde olduğunu ve buna uygun şekilde dua ettiğini görürüz. Bu tarz bir dua yapısı aslında Eski Antlaşma'da da kullanılmıştır. Örneğin, Davut'un İsrail Kralı olacak oğlu Süleyman için dua ederken dilediği nitelikleri benzer biçimde ifade ettiğine tanık oluruz.
Tanrın RAB seni İsrail'e önder atadığı zaman yasasını yerine getirmen için sana sağgörü ve anlayış versin. (1.Tarihler 22:12)
Davut, Süleyman'ın üstleneceği büyük sorumlulukların farkında olduğundan, oğlu için bu niteliklere sahip olmasını dilemişti. Benzer şekilde Pavlus da Koloseliler'e yazdığı mektubunda bilgelik ve ruhsal anlayış için dua eder (Koloseliler 1:9).
Tam bir bilgelik ve ruhsal anlayışla. Hristiyan karakterini inşa eden en önemli unsurlardan biri, Tanrı'nın sağladığı bilgelikle dolmaktır. Gerçeği bilmek ve Tanrı'nın hayatımızdaki isteğini anlayabilmek bu açıdan çok önemlidir. Pavlus burada tam bir bilgelik ve ruhsal anlayıştan bahseder. O, bu topluluğun Tanrı'dan anlık yönlendirmeler almasını değil, Tanrı'nın iradesini anlayıp hayatlarının O'nda temellendirilmesini istemektedir.
1:10 | Rab'be yaraşır biçimde yaşamanız, O'nu her yönden hoşnut etmeniz, her iyi işte meyve vererek Tanrı'yı tanımakta ilerlemeniz için dua ediyoruz.
Rab'be yaraşır biçimde yaşama. Bu ifade aslında "Rab'bin önünde yürüme" olarak da çevrilebilir. Bazı yorumcular, Pavlus'un burada bir Yahudi geleneğine (Halakah) atıfta bulunduğunu düşünür. Pavlus'un doğrudan bu geleneği ima edip etmediği kesin olmamakla birlikte, Koloseliler'in Tanrı'nın rehberliğinde günlük yaşamlarını sürdürmelerini vurguladığı açıktır.
Meyve vererek Tanrı'yı tanımakta ilerlemeniz. Müjde'nin meyve vermesi kavramı bu bölümde yeniden karşımıza çıkar. Pavlus, daha önce bu konu için şükrettiği gibi, burada da bu amaçla dua etmektedir. Tanrı halkının verdiği meyveler, sahte öğretmenlerin meyvelerinden belirgin şekilde farklıdır. (Matta 7:15-20)
1:11 | Her şeye sevinçle katlanıp sabredebilmeniz için O'nun yüce gücüne dayanarak bütün kudretle güçlenmenizi diliyoruz.
Sevinçle. Bu ayette, Kolose kilisesine yönelik önemli bir mesaj verilmektedir: Zulüm, sıkıntı ve acılar karşısında sevinçli kalabilmek, olgun bir Hristiyan'ın derin imanının ve Tanrı'ya olan güveninin en güçlü göstergelerinden biridir. Koloseliler, içinde bulundukları zor şartlara rağmen, Tanrı'nın sağladığı güçle beslenen bir sevinç yaşayabilirler. Bu sevinç, dünyevi koşullardan bağımsızdır ve yalnızca Tanrı'nın lütfuyla mümkündür.
Kolose'deki kardeşler, hayatın zorluklarıyla karşılaştıklarında sabırla ve dimdik durabilmek için O'nun yüce gücüne dayanarak yaşamanın önemini kavramalıdır. Pavlus, Koloseliler'e şunu hatırlatır: Kendi sınırlı güçleriyle değil, Tanrı'nın sonsuz kudretiyle donatıldıklarında her türlü sıkıntının üstesinden gelebilecekler ve bu süreçte bile Tanrı'yı yücelten bir sevinç içinde olabileceklerdir. Bu bizim içinde harika bir hatırlatmadır.
1:12 | Bizi kutsalların ışıktaki mirasına ortak olmaya yeterli kılan Baba'ya şükretmeniz için dua ediyoruz.
Kutsalların ışıktaki mirasına ortak. Bu ayette, Baba'nın halkını kutsalların ışıktaki mirasına ortak kıldığı vurgulanmaktadır. Baba, halkının ihtiyacı olan tüm koşulları sağlar. Koloseliler, bir gün göksel Tanrı'nın huzurunda olacaklarından emin olmalıdır. Bu miras, Tanrı'nın halkına olan lütfu ve sevgisinin bir sonucudur.
Yeterli kılan Baba. Pavlus'un kullandığı "yeterli kılan Baba" terimi, sahip olduklarımızın egemen Tanrı'dan geldiğini gösterir. Bu ifade, Tanrı'nın egemenliğini ve yetkinliğini vurgular.
1:13-14 | O bizi karanlığın hükümranlığından kurtarıp sevgili Oğlu’nun egemenliğine aktardı. O’nda kurtuluşa, günahlarımızın bağışına sahibiz.
Karanlığın hükümranlığı… Oğlu'nun egemenliği. Bu ayeti 12. ayet ışığında incelediğimizde, karanlığın egemenliğinden kurtuluşumuzun ve İsa'nın egemenliğindeki mirasa ortak oluşumuzun büyük bir lütuf olduğunu görürüz. Burada iki zıt egemenlik karşımıza çıkar: karanlığın hükümranlığı ve Oğul'un egemenliği.
Günahlarımızın bağışı. Günahlarımızın bağışlanması, kurtuluşumuz ve karanlıktan ışığa geçişimiz tamamen Tanrı'nın lütfu sayesindedir. İmanlılar, Şeytan'ın egemenliğinden kurtarılmış ve Mesih'in krallığına nakledilmiştir.
Bu dil, öncelikle İsrail'in Mısır'daki, ardından Babil'deki esaretten Tanrı tarafından kurtuluşunu anımsatır. Pavlus, Mesih'te olmayan insanlığı "karanlığın içinde" çaresiz ve Şeytan'ın kötülüğünün egemenliğinde hayal eder (Efesliler 2:1-3; 6:11). İmanlılar bu dünyanın düzeninden kurtarılmış (Galatyalılar 1:4) ve Tanrı'nın Oğlu'nun egemenliği ve koruması altına alınmıştır. Işık imgesi burada uygundur, çünkü Pavlus diğer bölümlerde müjdenin ışığının karanlıkta parladığından ve kaybolanların körlüğüne nüfuz ettiğinden söz eder (2. Korintliler 3:15, 4:4-6; 6:14; Efesliler 5:8-14; Filipililer 2:15; 1. Selanikliler 5:5). —Reformation Study Bible
Mesih, görünmez Tanrı’nın görünümü ve yaratılışın egemenidir (1:15–17). Her şey O’nda, O’nun aracılığıyla ve O’nun için yaratılmıştır. Aynı zamanda kilisenin başı ve ölümden dirilenlerin ilkidir (1:18). Tanrı’nın tüm doluluğu O’nda bulunur ve çarmıh aracılığıyla her şeyi kendisiyle barıştırır (1:19–20). (Yuhanna 1:1–3; İbraniler 1:2–3)
1:15 | Görünmez Tanrı'nın görünümü, bütün yaratılışın ilk doğanı O'dur.
Mesih, görünmez Tanrı’nın görünümü, suretidir (eikōn); Tanrı’yı eksiksiz şekilde açıklar.
İlk doğan oğul Eski Antlaşma'da, bir mirasın başlıca varisi olurdu, en büyük çocuk olduğu anlamına gelmezdi. Burada kullanılan ifade yaratılmışlık değil, üstünlük, onur ve egemenlik bildirir (Yuhanna 1:18; İbraniler 1:3).
1:16 | Nitekim yerde ve gökte, görünen ve görünmeyen her şey -tahtlar, egemenlikler, yönetimler, hükümranlıklar- O'nda yaratıldı. Her şey O'nun aracılığıyla ve O'nun için yaratıldı.
Yaratılışın kapsamı bütünüyle Mesih’e dayanır: her şey O’nda temellenir, O’nun aracılığıyla var olur ve O’na yöneliktir. Yaratılanlar ve yaratılmayanlar olarak iki kategoriye ayıracak olursak, yaratılmış olan her şey O'nun aracılığıyla olmuştur. Bu temel fikire bakarak dahi, İsa Mesih'in yaratılmadığı fikrini çıkartmamız mümkündür. Bu, Mesih’in hem başlangıç hem de nihai amaç olduğunu gösterir. (Romalılar 11:36; İbraniler 1:2)
1:17 | Her şeyden önce var olan O'dur ve her şey varlığını O'nda sürdürmektedir.
Mesih tüm yaratılıştan önce vardır; bu devam niteliğindeki ayette O’nun yaratılmış değil, ezeli olduğunu gösterir. Aynı zamanda her şey O’nda varlığını sürdürür; evrenin düzeni ve sürekliliği O’nun aktif kontrolüne bağlıdır. Bu ayet, Mesih’in hem zaman hem mekan hem de tüm var oluş üzerindeki üstünlüğünü vurgular. (İbr. 1:3)
Eğer bu evrende Tanrı'nın egemenliğinden tamamen bağımsız, başıboş dolaşan tek bir molekül bile varsa, o zaman Tanrı'nın tek bir vaadinin bile yerine getirileceğinin garantisi yoktur. —R.C. Sproul
1:18 | Bedenin, yani kilisenin başı O'dur. Her şeyde ilk yeri alsın diye başlangıç olan ve ölüler arasından ilk doğan O'dur.
Başlangıç ve ölüler arasından ilk doğan olarak, yeni yaratılışın öncüsüdür. Böylece hem yaratılışta hem kurtuluşta üstünlük O’na aittir. Ayrıca Mesih yalnızca evrenin Rab'bi değil, kilisenin de yaşayan başıdır.
1:19 | Çünkü Tanrı bütün doluluğunun O'nda bulunmasını uygun gördü.
Mesih’in yalnızca temsilci değil, Tanrısal öze sahiptir. (Koloseliler 2:9)
1:20 | Mesih'in çarmıhta akıtılan kanı aracılığıyla esenliği sağlamış olarak yerdeki ve gökteki her şeyi O'nun aracılığıyla kendisiyle barıştırmaya razı oldu.
Sadece Mesih’in bedendeki işi ve kefaret sağlayan ölümü aracılığıyla Tanrı’nın doğruluğu tatmin edilir.
Uzlaşmanın yazarı yalnızca Mesih’tir. —Calvin
Kitabın Yazarı Kimdir? Pavlus
Nereden Yazıldı? Muhtemelen Pavlus Roma'da hapisteyken.
Kime Yazıldı? Kolose'de bulunan kiliseye.
Yazım Amacı Nedir? Kilise'yi müjdenin mesajına zarar veren düşünceleri reddetmeye ve Mesih'in yeterliliğine odaklanan bir yaşam sürmeye çağrıdır.
Anahtar Fikir Nedir? Mesih'in Üstünlüğü.
Kitabın Ana Hatları